Ertuğrul Erkisi Kaç Yaşında? Bir Anın İçindeki Zaman
Bazen birinin yaşını öğrenmek, bir tarihe, bir döneme tanıklık etmek gibidir. Kayseri’de, o eski mahalleye özgü dar sokaklarda yürürken, zamanın nasıl geçtiğini anlamadan, yılların nasıl birbirine karıştığını hissederim. Geçen hafta da öyle oldu. Sokağa adımımı attım, herkes gibi ben de bir soru sordum: Ertuğrul Erkisi kaç yaşında? Bir yandan bu soruyu sormamın nedenini anlamaya çalışırken, öte yandan yaşla ilgili hissettiklerimi düşündüm. Bu yazı da bir anlamda o soruyu sorduktan sonra zihnimde yankı yapan o duygusal karmaşanın hikâyesi.
Bir Akşamüstü Sohbeti
Hikâyemiz Kayseri’nin en güzel zamanında, akşam güneşi batarken başlıyor. O gün, çok sevdiğim bir kafede, Ertuğrul Erkisi ile buluşacaktık. Onunla geçen yıllar, pek çok anı, pek çok ses ve renk bıraktı zihnimde. Ama bir türlü o günü hatırlayamıyordum. Ne zaman, hangi yılda bir araya gelmiştik? Kaç yıl önce? O kadar çok anı birikmişti ki, sıralamak, saymak çok zor geliyordu. Ama bir şekilde bir araya gelmiştik. Bu kez, o kadar çok soru vardı ki kafamda; Ertuğrul Erkisi kaç yaşında sorusu da bu yığın arasında kaybolmuştu. Bir de bu kadar yıllık arkadaşlığımdan sonra, hala ona dair böyle bir soru soruyor olmam beni düşündürüyordu.
Kafeye adım attığımda, onun gülümsemesi bana her zamanki gibi sıcak geldi. Gözlerinde yılların yükünü değil, hala taze bir heyecanı görüyordum. Ama o gülüşün ardında bir şeyler eksikti, belki de ben bu eksiklikleri hissetmek istiyordum. İnsan bazen zamanla, sevdiklerinin yaşını da değil, onlarla geçirdiği zamanı ölçmeye başlar ya… İşte o an, zamanla olan ilişkimi sorgulamaya başladım. Ve ardından birdenbire sordum, sessizce ama bir o kadar derin: Ertuğrul Erkisi kaç yaşında?
Yaş Neden Önemliydi?
Ertuğrul bu soruyu duyunca hafifçe şaşırdı ama bir süre sonra gülümsedi. “Bilmiyor musun, 30’u geçti,” dedi. Bir an, yaşın ne kadar “geçtiğini” düşündüm. 30’lar, insanın hayatındaki dönüm noktalarından biri olsa da, benim için çok uzak bir nokta gibi geliyordu. Ama o anda, Ertuğrul’un yaşının bir anlamı olmadığını fark ettim. Yaş sadece bir rakam, değil mi? Ne kadar yaşlandığını gösterse de, insanın ruhunu yansıtan bir şey değil. Yine de, bir yandan da yaşı hesaplarken, o yıllar içinde kaybolan zamanın, geçmişin acılarının, sevincinin ve mücadelelerinin farkına varıyordum.
Gülümsediğinde, yüzündeki çizgilerin daha belirgin olduğunu fark ettim. Sanki birkaç yıl birden birikmiş gibiydi. Ama yine de, o anı paylaştığımızda, ne kadar zaman geçmiş olursa olsun, bir fark yoktu. 30, bir rakamdan başka bir şey değildi. Benim için, geçmişin en güzel anıları hala taze, hala dipdiri ve hala hep yanımdaydı. O an, zamanın elinde birer oyuncak gibi savrulduklarını hissettim. Ertuğrul Erkisi kaç yaşında sorusu, sadece bir rakamdan ibaret değildi aslında. Her yaştan bir hatırlatmaydı.
Zamanla Gelen Değişim
Ertuğrul’a baktığımda, yaşının verdiği bir olgunluk vardı. Gözlerindeki derinlik, o an geçmişin yorgunluklarını anlatıyordu. Ama yine de, eski heyecanı, neşesi vardı. Yaşla gelen değişim, bir yandan onu daha bilinçli, daha derin düşüncelere sevk etse de, bir yandan da daha genç ruhlu bir hale bürünmüştü. Birçok insana “30’lu yaşlar” diye bir dönemi anlatıyorlar ama ben, o dönemleri başkalarından değil, kendi içimdeki değişimden anladım.
Belki de aslında bu yüzden o kadar heyecanlıydım, çünkü o günden önce yaşadığım duyguları hatırlamak, zamanın nasıl hızla geçtiğini fark etmek zor geliyordu. Yaşın sadece bir sayı olduğunu kabul etsem de, bir yandan da her geçen yılın bana kattığı şeyleri düşündüm. Kendimi daha fazla anlamaya başladım. Zaman, sadece bir dış etken değil, aynı zamanda bizi şekillendiren bir faktördü.
Ertesi gün, sabah uyandığımda, bir günün daha geçmekte olduğunu fark ettim. Zaman geçiyor, insanlar değişiyor. Ertuğrul’un yaşının ne kadar önemli olduğunu düşündüm bir an. Belki de asıl önemli olan, bu süre zarfında neyi kaybettiğimizdi. Yaşadıklarımızın ruhumuza olan etkisi, yaşadığımız günlerin bizim için ne anlam taşıdığıydı.
Geçmişin Bize Yansıyan Işığı
Bir süre sonra, Ertuğrul’la geçirdiğimiz anların değerini daha çok anlamaya başladım. Geçmişin bir parçası olmak, aslında geçmişin ışığıyla bugünü şekillendirmek gibiydi. 30’larına doğru ilerleyen Ertuğrul’un yaşadığı deneyimler, benzer şekilde benim de hayatıma yön veriyordu. Zamanı, ne kadar hızlı geçtiğini fark etmeden geçirebilirdik. Ama anın içinde kaybolmak, bu geçmişle daha güçlü bağ kurmak, belki de hayatın anlamını keşfetmekti. O gün, “Ertuğrul Erkisi kaç yaşında?” sorusunu sorarken, aslında bir bakıma zamanı sorguluyordum. Geçmişin ve şu anın iç içe geçtiği bir dünyada, yaş sadece bir rakam olmaktan çıkıyordu.
Sonuç: Zamanı ve Yaşı Ölçmek
Ertuğrul’un yaşını öğrendiğim o an, aslında yaşla ilgili düşüncelerimin derinleştiği an oldu. Yaş, hayatın ne kadar hızlı geçtiğinin bir hatırlatıcısıydı. Ama bir o kadar da, yılların bizlere kattığı anlamın farkına varmamızı sağlıyordu. Ertuğrul Erkisi 30 yaşına basmıştı, ama bu rakam, onun kim olduğunu tanımlamıyordu. İnsanların zamanla, yaşla olan ilişkisi farklıdır. Yaşanmışlık, insanı olgunlaştırır ama aynı zamanda içindeki gençliği kaybetmemesine de yardımcı olur.
Bazen, yaş sadece bir rakamdır. Ama bir yanda da anıların, duyguların ve geçmişin ışığıyla şekillenen bir süreçtir. Zaman geçtikçe insan kendini daha çok anlar, geçmişin izleriyle daha fazla şekillenir. Ve belki de asıl önemli olan, o geçen yılların içinde, kim olduğumuzu sorgulamaktır.