İslam Bilime Karşı Mı? Psikolojik Bir İnceleme İnsanların dünyayı anlama biçimleri, onların tarih boyunca inşa ettikleri inanç sistemleri ve ideolojilerle şekillenmiştir. Hepimiz, yaşamı anlamaya çalışırken çeşitli zihin haritaları oluştururuz. Bu haritalar, duygusal, bilişsel ve sosyal süreçlerimizin etkisiyle gelişir ve şekillenir. Peki, bir dinin bilimle ilişkisi nasıl kurulur? İslam bilime karşı mı? Bu soruya yanıt verirken, insanların düşünsel süreçlerini, inançlarının nasıl şekillendiğini ve bilime karşı olan duygusal tutumlarını anlamaya çalışacağız. Bu yazıda, İslam’ın bilimle olan ilişkisini psikolojik açıdan ele alacak ve bilişsel, duygusal ve sosyal psikoloji boyutlarından çeşitli örnekler sunacağız. Bu süreçte, bilimin toplumsal yapıdaki rolü, bireylerin bilime olan tutumları ve…
Yorum BırakGökyüzü Macera Günlüğü Yazılar
Yüzüm Neden Yaşlı Görünüyor? Bir Edebiyat Perspektifi Yüzümüz, sadece bir fiziksel varlık değil, aynı zamanda zamanın, hafızanın ve toplumsal yapının izlerini taşıyan bir tuvaldir. Bir bakış, bir kırışıklık, solmuş bir cilt, hepsi birer öyküdür; bir zamanın, bir dönemin, bir yaşanmışlığın anlatısıdır. Peki, yüzümüzün yaşlanması neden bu kadar derin bir anlam taşır? Yüzümüzün yaşlı görünmesi, sadece biyolojik bir gerileme midir, yoksa toplumsal ve kültürel bir metin olarak, bireylerin ve toplumların tarihini, arzularını ve korkularını mı yansıtır? Edebiyat, işte bu soruya cevap verebilmek için güçlü bir araçtır. Yüzdeki yaşlanma, sadece bir estetik kaygısı değildir; o, dilin, anlatının, sembollerin ve metinler arası ilişkilerin…
Yorum BırakGelişigüzel İsim Midir? Tarihsel Bir Perspektiften İnceleme Geçmişi anlamak, sadece eski olayları öğrenmek değil, aynı zamanda bugünü daha derinlemesine kavrayabilmektir. Tarih, kendi içinde birer ders barındırırken, bu dersler günümüzün toplumsal yapıları, kültürel normları ve dilsel gelişimleri hakkında önemli ipuçları sunar. “Gelişigüzel” gibi bir kelimenin tarihsel kökenlerine bakarken, dilin, toplumsal düşünce ve kültürle nasıl şekillendiğini görmek, geçmişin bugüne nasıl dokunduğunu anlamamıza yardımcı olur. Peki, “gelişigüzel” bir isim midir? Bu soruyu tarihsel bir perspektiften ele alarak, kelimenin evrimine ve toplumdaki yeri üzerine derinlemesine bir inceleme yapacağız. “Gelişigüzel” Kelimesinin Kökenleri “Gelişigüzel” kelimesi, Türkçeye Arapçadan geçmiş bir kelimedir ve “gelişigüzel” olarak halk arasında kullanılmaya…
Yorum BırakGelincik Beslemek Serbest mi? Etik, Epistemolojik ve Ontolojik Bir Yaklaşım Doğada özgürce dolaşan bir gelinciğin gözlerinizin önünden geçmesi, çoğu zaman insanın içini ferahlatır. Rengârenk çiçekler arasında, zarif ve masum bir şekilde hareket eden bu küçük yaratık, doğanın sadeliğini simgeler. Ancak bir soru, insan aklını zorlayabilir: Gelincik beslemek, yani onu doğadan alıp bir kafeste tutmak, doğru mudur? Yasal olarak serbest mi, yoksa etik olarak sorgulanabilir mi? Bu yazı, gelincik beslemenin yalnızca bir doğa sevgisi mi yoksa bir etik ve epistemolojik sorgulamanın aracı mı olduğunu, felsefi bakış açılarıyla incelemeyi amaçlamaktadır. Etik, epistemoloji ve ontoloji gibi felsefi disiplinler, bu gibi sorulara ışık tutabilir.…
Yorum BırakGeçiş Hakkı Sıralaması: Edebiyatın Kapılarını Aralayan Bir Kavram Edebiyat, kelimelerle örülmüş bir dünyadır; bir bakışta sıradan görünen bir cümle, okurunun zihninde koca bir evren yaratabilir. Her anlatı, bir kapıyı aralar; her kelime, bir adım daha atılacak yeni bir yola yönlendirir. Fakat her geçişin bir sıralaması, bir düzeni vardır; bir anlatının nasıl aktığı, hangi sırayla ve hangi yoldan gittiği, onun anlamını, ruhunu belirler. Geçiş hakkı sıralaması gibi bir kavram, edebiyatın çok katmanlı yapısını inceleyen bir okur için yalnızca bir teknik detay değildir. Tam tersine, anlamı, temaları ve karakterlerin içsel yolculuklarını şekillendiren bir yapı taşıdır. Bu yazıda, geçiş hakkı sıralamasını edebiyatın çeşitli…
Yorum BırakGeçirimlilik ve Ekonomi: Kaynakların Kıtlığı ve Seçimlerin Sonuçları Kaynaklar sınırlıdır, fakat insanın ihtiyaçları sınırsızdır. Bu basit ama derin anlayış, ekonominin temellerine ışık tutar. Coğrafyada “geçirimlilik” terimi, doğal sistemlerin su, hava gibi maddeleri geçirme kapasitesini tanımlarken, ekonominin bağlamında bu kavram, kaynakların sınırlı olmasına rağmen nasıl verimli bir şekilde kullanılması gerektiğini anlamamıza yardımcı olabilir. Kaynakların kıtlığı, bireylerin ve toplumların seçimler yaparken karşılaştığı temel sorunun özüdür. Geçirimlilik, bu seçimlerin ekonomik sonuçlarını, piyasa dinamiklerini, karar mekanizmalarını ve toplumsal refahı doğrudan etkiler. Peki, ekonomik anlamda geçirimlilik nedir ve bu kavramı nasıl daha iyi anlayabiliriz? Ekonomi perspektifinden geçirimliliği ele alırken, mikroekonomi, makroekonomi ve davranışsal ekonomi gibi…
Yorum BırakGaz Yağı ve Bitler: Edebiyatın Gölgesinde Bir Temizlik Ritüeli Edebiyat, kelimelerle şekillenen bir dünyadır; bir dünyayı inşa etmek, anlamlandırmak, bazen de karanlık noktalardan aydınlığa çıkarmak için kullanılır. İnsanlık tarihi boyunca, kelimeler yalnızca bir iletişim aracı olmamış, aynı zamanda zihnin derinliklerine inmek, toplumları sorgulamak ve varoluşu anlamlandırmak için birer güç halini almıştır. Edebiyatın büyüsü, bize yalnızca bir hikayeyi anlatmakla kalmaz, aynı zamanda gündelik hayatın içinde kaybolan anlamları da ortaya çıkarır. Bu yazıda, bir soru üzerinden, edebiyatın gücünü ve sembollerle kurduğu ilişkileri keşfedeceğiz: Gaz yağı bitleri öldürür mü? İlk bakışta sıradan ve belki de tıbbi bir soru gibi görünen bu cümle, derinlemesine…
Yorum BırakEs Değer Nasıl Yazılır? Pedagojik Bir Bakış Herkesin hayatında bir “ilk öğretmen” vardır: O kişi, öğretmenin değil, öğrenmenin gücünü ilk kez fark ettiğiniz anı simgeler. Çünkü öğrenme, sadece bilginin aktarılmasından çok daha fazlasıdır; bir düşünme biçimi, bir değerler sistemi, toplumsal bir deneyimdir. Bugün yazacağımız “es değer” gibi küçük bir dil hatası bile, dilin ve öğrenmenin büyüleyici dünyasında büyük bir anlam taşıyabilir. Peki, “es değer” nasıl yazılır? Bu soru, sadece bir dil bilgisi sorusu olmanın ötesine geçer; dilin, düşünme ve öğrenme süreçleriyle ne kadar iç içe geçtiğini anlamamıza yardımcı olur. Eğitimde dil, bireylerin dünyayı anlaması ve içsel düşüncelerini ifade etmesi için…
Yorum BırakGayri İhtiyari Ne Demek? Psikolojik Bir Mercekten Bakış Hepimiz zaman zaman, düşünmeden, farkında olmadan bir şeyler yaparız. Bir kelime, bir hareket, bir tepki, çoğu zaman otomatik bir şekilde ortaya çıkar. Peki, neden bazı davranışlarımızı kontrol etmekte bu kadar zorlanırız? Hangi mekanizmalar bizim davranışlarımızı otomatikleştirir? Bu yazıda, “gayri ihtiyari” kelimesini psikolojik bir perspektiften ele alarak, insan davranışlarının ardındaki bilişsel, duygusal ve sosyal süreçleri inceleyeceğiz. “Gayri ihtiyari” kelimesi, Türk Dil Kurumu’na (TDK) göre “kendi isteği dışında, istemeyerek” anlamına gelir. Kısacası, bir şeyin “gayri ihtiyari” yapılması, bireyin istemediği ya da farkında olmadan gerçekleştirdiği bir davranışı ifade eder. Peki, bu tür davranışlar gerçekten sadece…
Yorum BırakGaye Su Akyol Kaç Yaşında? Kimlik, Yaş ve Zamanın Kültürel Göreliliği Bir insanın yaşı, genellikle biyolojik bir ölçüt olmanın ötesine geçer. Her toplum, bireylerin yaşını farklı şekilde algılar ve bu algı, kişisel kimlikten toplumsal düzene kadar geniş bir yelpazede etkiler yaratır. Yaş, sadece doğum tarihine dayalı bir sayı değil; aynı zamanda toplumun bireyden beklentilerini, kültürel normları ve bireylerin içsel dünyalarını şekillendirir. Gaye Su Akyol gibi bir sanatçının yaşı, sadece onun biyolojik yaşını yansıtmaz; aynı zamanda bu yaşın, müziği, sanat anlayışı ve toplumsal duruşuyla olan ilişkisini de sorgular. Bu yazıda, Gaye Su Akyol’un yaşı ve kimliği üzerinden, kültürel görelilik, yaşın toplumsal…
Yorum Bırak