İçeriğe geç

Mor rengi kim giyer ?

Mor Rengi Kim Giyer?

Kayseri’nin soğuk sokaklarında, sabahları evden çıkarken hissettiğim tek şey bir eksiklikti. Hava, yavaşça değişen mevsimlerin soğuk ikiz kardeşi gibiydi, ama içimde bir yerlerde bir sıcaklık arayışı vardı. O sabah, nasıl bir değişiklik yapmak istediğimi hissetmiştim. Sadece dışarıda değil, içimde de bir yenilik gerekiyordu. Mor rengi ise bana hep bir şeyler vaat etti, ama ne? Bunu anlamak için daha çok beklemek gerekecekti.

Mor Rengi: Bir Yansıma

Mor, hiçbir zaman sıradan bir renk olmamıştı. Tüylerim diken diken olduğunda, içimde bir şeylerin değiştiğini hissettiğimde o renk aklıma gelirdi. Kimse bana morun sadece bir renk olduğunu söylemesin. O renk, bir türlü yola koyulamayan hislerin, düşüncelerin ve hayal kırıklıklarının bir yansımasıydı. Kayseri’de, pek fazla mor göremezsiniz. İnsanlar hep sakin, koyu renklerde giyinir; kahverengiler, siyahlar, griler… Herkesin üzerine bir nevi soğuk bir örtü gibi oturan renkler. Ama bir sabah, o gri gidişata karşı bir şey yapmak istedim.

Morun beni bulduğu günü hatırlıyorum. Küçük bir alışveriş merkezinin çıkışında yürürken gözüm ona takıldı. Mor, öyle sıradan bir renk değildi. Benim için bir duygu, bir heyecandı. O an, bir değişim zamanıydı. “Mor rengi kim giyer ki?” diye düşündüm. Belki de bu renk sadece cesaret isteyenlerin rengiydi. O cesaret benim içimde gizliydi, fakat bir türlü bulamıyordum. Mor, bir çözüm gibi geldi. Bir an, o renk beni sarmaya başladı.

Bir Tesadüf: Mor Bir Elbise

O gün alışverişe çıktım, ama sadece dolabımda eksik olan birkaç küçük şey almak niyetindeydim. Kendime yeni bir t-shirt, belki bir pantolon alırım diye düşünüyordum. Ama o anda, giyinme odasından çıkarken gördüm. Mor, parlak ve yoğun bir elbise, dükkanın vitrininde tek başına duruyordu. Sanki bana bakıyordu. Bana derin bir şeyler söylüyordu, ama ne? Göğsümdeki kalp çırpınarak hızlandı. Mor bir elbise…

Bunu almak mantıklı mıydı? Kayseri’de, o renkte bir şey giyen hiç kimseyi görmemiştim. Hemen geri dönüp başka reyonlara bakmak istedim. Ama bir şey vardı, bir şeyler beni ona doğru çekiyordu. Belki de sadece bu kadar “normal” olmayan bir şey arıyordum. Yavaşça, temkinli adımlarla o elbiseye doğru yaklaştım.

Morun Çekiciliği

Güzel bir şekilde dikilmişti. İçindeki kumaş, zarif ama aynı zamanda güçlüydü. Giydiğimde kendimi bir an farklı hissettim. Sanki kimse beni tanımıyormuş gibi, kimse bildiklerimi ve hikâyelerimi bilmiyormuş gibi… Mor, bana o an her şeyi unutturdu. Üzerimdeki bu kıyafet, başka bir benliği ortaya çıkaracak gibiydi. “Bunu alacağım,” dedim. Ve sonunda, küçük bir zafer kazandım.

Kayseri’nin dar sokaklarında, sabahları çıkarken hissettiğim eksiklik yerini, bir yansıma gibi hissettirdi. O an ne düşündüğümü hatırlıyorum: Mor, cesaretin rengiydi. İnsanlar mor giyer mi? Belki de çok azı giyerdi. Ama giyenler, bir şekilde hayata farklı bakabilenlerdi.

Morun Sırrı

Birçok kişi bana garip bakabilirdi. Hatta bazıları, “O kadar da sıradışı olmana gerek yok,” diye düşünebilirdi. Ama içimdeki ses, bir başkasına ait değilmiş gibi bağırıyordu: “Bu senin rengin!”

İlk gün, elbisenin içindeki yumuşaklık beni sararken, bir yandan da Kayseri’nin sıradan insanlarının gözleri beni izliyordu. Mor, bana gözle görünmeyen bir güç veriyordu. Her adımımda, o gözlerin ne düşündüğü beni pek de ilgilendirmiyordu. O an fark ettim ki, mor rengi kim giyer? Cevap, “Bunu taşımaya cesaret edenler”di. Hem dışarıda hem de içimdeki dünyada.

Bununla birlikte, mor rengin bana sunduğu his çok derindi. O elbisenin içinde kendimi daha özgür hissettim, daha cesur. Birçok küçük şeyi geride bırakmam gerektiğini fark ettim. O an, şehrin gidişatına dur demek istedim.

Morla Tanışmak

Morla tanışmak, yeni bir benlik yaratmaktı. Mor, sadece giyilen bir renk değil, aynı zamanda bir duyguydu. İçimdeki isyanı, küçük devrimleri simgeliyordu. Kayseri’nin o dar sokaklarında yürürken, bir şeyler değişmeye başladı. O sabah saatlerinde kendimi bulmuştum, morun içinde. “Kimseyi bekleme,” dedim kendime. Mor, hayatı bir kez daha sorgulamaya başlamamı sağladı.

Günler geçtikçe, morun etkisi artıyordu. Gözlerimdeki parlaklık, içimdeki karanlık düşünceleri kovuyordu. Bazen insanlar bana bakarken şüpheyle yaklaşsa da, ben artık her bakışta biraz daha fazla cesaret buluyordum. Mor, bana cesaret vermekle kalmadı; aynı zamanda bana bir özgürlük sundu. Artık kimse, ne renk ne de kıyafetimle beni tanımlayamayacaktı.

Hayal Kırıklığı ve Umut

Mor elbiseyi aldığım gün, içimde karmaşık duygular vardı. Bir yandan neşeli, bir yandan endişeliydim. Gerçekten bir değişim başlatmak istiyor muyum? Ya da sadece geçici bir isyan mıydı bu? Ama bir gün, Kayseri sokaklarında bir akşam yürürken, kararımı verdim. Mor, sadece bir renk değildi. O renk, kendimi bulmamı sağlayan bir yoldu.

Birçok kişi mor rengini giymeyi tercih etmeyebilirdi. Ama ben, artık bu rengin içimde taşıdığı gücü hissediyordum. Mor rengi kim giyer? Kimseyi umursamayanlar, kendine güvenenler ve hayal kırıklıklarını umutla değiştirmek isteyenler.

Hayatın tekdüzeliğini bozmaya kararlıydım. Morla başlayan değişim, bana sadece bir renk değil, bir özgürlük ve güç kazandırdı. Artık, hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktı.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

şişli escort
Sitemap
hiltonbet yeni girişbetexper güvenilir mielexbetgiris.orgTürkçe Forum